hayal sahnesi
12062013

31 Mayıs’ta Finlandiya’daydım. Ne aldığım ödülün, ne söylediğim şarkının anlamı kalmıştı saatlerce uzak olduğum memleketimde olup bitenleri öğrendiğim o an. Gözyaşlarıyla vatanıma kavuşmayı diliyor olanları takip ediyordum saçma sapan İskandinav kanallarından. Finlandiya’yı ayağa kaldırmayı, “Ülkem!” diye avazım çıktığı kadar bağırmayı istiyordum. O zamandan beri tekil şahıslar cümlelerden kalkmış, “biz” ve “direneceğiz” kelimeleri yerlerini almıştı. Kişisel üzüntüler, sevinçler önemsizdi. Önemli olan artık damarlara sığmayan coşkulu kanın son damlasına kadar özgürlüğü savunabilmekti.

Unutmuştum o sebeple. İyi mi olacak kötü mü olacak diye düşündüğüm gün gelip çattığında tek istediğim güzel günler göreceğimiz aydınlık zamanlara kadar uyumaktı.

Sonra kapı çaldı.

Bugün her şeyi unutup, sadece bir günlüğüne mutlu olmaktan ibaretti.

Bugün doğum günümdü.

Gizlice, fazla bahsetmeden az kişiyle kutlanan; yaygara koparmaksızın, sessizce gülümsenen gündü. Belki de en duygusalıydı o kadar senenin içinden. Mektuplarla ağladığım; yuvamda, İzmir’imde hissettiğim, 1911 yılından kalan İzmirli Rumların müziklerini dinleyip 1920’nin İzmir’ini, Smyrna’sını okuyabildiğim, hala delilercesine sevdiğim balonlarla 31 Mayıs’tan beri ilk defa gülümseyebildiğim, İzmirli olduğum için İzmir’i çağrıştıran her şeye ve her anıya sahip olabildiğim gündü.

Karşıyaka’yı koydum arka plana, müziğimi açtım, bir yanda kitabım, balonlarıma sarıldım ve ağladım. Öyle güzel ağladım uzun zaman sonra. Güzel insanlara sahip olduğum için ağladım. Bu zamana kadar güçlüklere karşı durabildiğimiz ve hala ayakta kalmayı başarabildiğimiz için ağladım. Meleklerin bizi terk ettiği anlarda atan kalbimizin bir olduğuna, hep sol yanımızda birbirimizde sahip olacağımıza ağladım.

Ve o müziklerle evimdeydim. İstanbul’da olup da ilk defa evime bu kadar yakın hissettiğim gecede; rengarenk bezler asılmış, cennet papağanlarının şarkılar söylediği, çimenlerinin üstü ahşap masalarla dolu o tavernada rakımı yudumladığımı hissettim. Mutluydum. Doğum günümde evimdeydim.

Başucumdan hiç ayırmadığım, hüzünlendiğimde resimleriyle içimi ısıtıp sarılarak uyuduğum Küçük Prensi duvarıma asabildiğim, onu gerçekten canlandırabildiğim gündü.

14 saatliğine sadece mutluluğu hissetmeyi dilediğim, mumları üflerken yine “huzur” dediğim gündü.

Küçük Prens ile bitmeliydi. Onu seslice okuyarak ve paylaşarak bitti.

Devamlı çektiğim burnum, mutluluktan akan gözyaşlarımla uzun zaman sonra huzurla kapatacağım gözlerimle yazdığım bir yazı oldu bu da. Bitti.

ruhjsuz:

İnancımı kaybetmiştim. Aslında inanç değil, umudumu yitirmiştim. Umut bir noktada sevgi gibiymiş. Birden gelip, birden gidebiliyormuş. İnternetten kontrol ettim, 2011 senesiymiş. Kandırılmışlıklara, okumayanlara, cahil cahil her söylenene inanlara, çıkarları uğruna kendilerini satanlara,…

smokeydreams:

The so-called “terrorists”, “marauders”, “provacateurs” etc etc are now building a little library in Gezi Park where the demonstration first started. Can we take a moment to just appreciate these people? 
The police start fires, they put them out. The police shoot tear gas canisters, they clean them up. They even carry wounded police to safety. 
And the government is blaming them, calling them/us “marginal groups”
……..

smokeydreams:

The so-called “terrorists”, “marauders”, “provacateurs” etc etc are now building a little library in Gezi Park where the demonstration first started. Can we take a moment to just appreciate these people?
The police start fires, they put them out. The police shoot tear gas canisters, they clean them up. They even carry wounded police to safety.
And the government is blaming them, calling them/us “marginal groups”
……..

Tukimielenosoitus Turkin Istanbulin mielenosoitukselle Helsingissä 1.6. Rautatientorilla klo 12:00

Turkin hallitus on käyttänyt äärimmäisiä otteita rauhanomaisia mielenosoittajia vastaan Istanbulissa. Rauhallisten mielenilmaisujen tavoitteena on ollut Taksimin puiston säilyttäminen. Kyseisen puiston tilalle on suunniteltu kauppakeskusta. Suuri joukko mielenosoittajia on joutunut sairaalaan, koska poliisi on puuttunut rajusti mielenosoitukseen mm. kyynekaasuin ja vesitykein.

Näiden tapahtumien johdosta Rautatientorilla järjestetään 1.6. klo 12 mielenosoitus kyseisten ääritoimien vastustamiseksi.

International Human Rights Organizations and Dear Friends, Comrades, Press Members from all over the world; 

This is an urgent call from human rights defenders, activists, NGOs, professional chambers, grassroots, neighborhood associations and Istanbulites.

Since the 27th of May, Istanbulites from all social and political backgrounds and ages and from all over the city had been continuing a peaceful resistance in Gezi Park, the city’s largest public park, soon to be demolished due to a so-called renewal project. This Project foresees the erection of a big mall (designed as the replica of the once Ottoman Artillery Barracks) in the place of those trees.

Tapahtuma facebookissa:

Tuoreita uutisia Istanbulista!

Finlandiya Joensuu’dayım. Burada başladık 7 pankartla. Yarın 12.00’de Helsinki Tren İstasyonu’nda başlıyor protesto. Finlandiya’nın dört bir yanından geliyor Türkler. Basın çağrılacak, bir konuşma okunacak. Fince çeviri yapılıyor şu an. 

Hallitus haluaa tuhota viimeisen julkisen puiston İstanbulissa. Poliisi on vastannut mielenosoituksiin kynnelkaasulla ja vesitykeillä.

Support us by sending messages with photos, hold some banners. Bring the voice of Turkey to the world.

This is what we have done in Joensuu so far. There’s gonna be a protest for Gezi Parkı occupiers tomorrow in Helsinki at 12.00 starting from the Railway Station. We’re going back to Helsinki at 9.00 by train. The press is going to be called and a decleration will be read. LIVE FROM HERE.

http://fakfukfon.wordpress.com/2013/05/31/atencionatencioattentionattention/

İzmir hatırası oldu. Adını “yuvaya dönüş ve mutluluk” koydum.

Istikamet; memleket.  (Celal Bayar Universitesi’da)

Istikamet; memleket. (Celal Bayar Universitesi’da)

Şansa baak ya benimde sunumum var felsefe ama konh serbest ya nasıl yapsam güzel olmalı ama sen ne yaptın?
Anonim

Prezi önerebilirim onun için. Uzun cümleler yazmaktansa büyük başlıklar kullanılır, bilgi elde tutulan not kağıtlarından aktarılır ve slaytlara üç satırdan fazla cümle koymaktansa o cümleler yeni slaytlara eklenirse daha etkili olur sunum. Konuya hakimiyetin göstergesidir aynı zamanda, duruşu değiştiriyor, dinleyiciyi de olumlu yapıyor. Bunları diyebilirim anca, ben böyle yapıyorum, yardımı olur umarım.

Yeter bu hasretlik yeter.

(…)

Zırhını bir kenara bırak. Karşındaki benim. Ben. Geceler boyu şarkılarını dinlediğin o uzun saçlı kız. Çok geçmedi ya üstünden, hala parçalar bulabilmeyi umuyorum içinde. Bana eskiden nasılsan şimdi öyle ol istiyorum. 

Evet artık uzun değil saçlarım.

Evet mizacım değişti biraz.

Katılaştım galiba. Duruldum da. O yanında hoplayıp zıplayan çocuksu yapımı kaybediyorum gibi. Korkuyorum. Ben çocuğum. Çocuk ya işte. Çocuğun ölmesini istemiyorum. Çocuk küsüyor galiba bana. Dizlerini karnında toplayarak ellerinin ardında gizliyor yüzünü. Kocaman gözleriyle sessizce izliyor beni, susuyor ama. Biliyorsun ya, hiç yapmadığı şeydir. Senin yanında eski haline dönüyor yine. Gülücükler açıyor yüzünde. Çocuk küsüyor bana. Ellerimden kayıp gitmene izin verdiğim için küsüyor. Bensiz olduğun için küsüyor.

Ama yine de. Bak. Bilmiyorum işte. Yine de. Benim ya. Sunduğun tüm o iyiliği yüzüne fırlatıp şimdi haksız yere senden biraz gülücük bekleyen benim o. Var biliyorum, hala bir şeyler var içinde, yüzüme nefretle bakmanı engelleyen bir şeyler var içinde. 

Geç kaldım ben. Bize geç kaldım. Ben. Ben yalnızlığın tesiri altındaydım. Ve kurtaramadım kendimi. 

Sen erken geldin. Çok erkendin. Yapamadım.

Ben yalnızlığın tesiri altındaydım. Seni yanıma alamazdım. Benden uzaklaşmayacağını bildiğim için sana kötü davrandım. Kötü davrandım ki benden nefret edip hislerini denize attın. Ve şimdi mutlusun.

Bunu sana hiç açıklayamadım. İnan denedim. Öyle saf bakıyordun ki yüzüme söyleyemedim. Yüz yüze konuşmayı hiç beceremedim zaten. Yazmayı denedim. O kağıtlar sana hiç ulaşmadı. Ulaşmayacak da. Sen bunları asla bilmeyeceksin.

Sen en derin uykundayken ben bunları fısıldayacağım kulağına her gece. Başucunda bekleyerek kabuslarını kovacağım. Sonra bir buse kondurup yanağına kaybolacağım gün ışığında. Gerçek hayatında asla yer almayacağım.

Zordu bak. Hislerimi bastırıp, günler geçtikçe benden biraz daha kopup gidişini izlemek zordu. Düşün. Seni deli gibi arzularken, avuç içlerime tırnak geçirerek bağırıp çağırıyordum sana “istemiyorum” diyerek. Daha sonra, daha çok üzmemek için o anlığına üzüyordum seni. Üzüldüğüne şahit oluyordum, acıdan kısılan sesini duyuyordum. Karşımda asık yüzünle oturuşunu ve kadehini yudumlayışını izliyordum mutsuzlukla. Kahroluyordum. Ama bu senin iyiliğin içindi. Geceleri gizlice ağlıyor, bunu devam ettirebilmek için güç diliyordum.

Bencillik yaptım aslında. Ortak geleceği kendi ellerimle yönlendirdim sana seçenek sunmaksızın. Belki de daha mutlu olacaktık birlikte. Mutsuzluğu birlikte kucaklamak daha iyi gelecekti veya. Ben buna izin vermeden yok ettim tüm seçenekleri. Şimdi senden, seni kendi karanlığıma sürüklememek için söylediğim bütün yalanlar için özür dilerim. Söylediğim her yalan kabusum oluyor geceleri, uyuyamıyorum.

En azından mutlu olduğunu biliyorum. Seni benden daha çok sevebilecek birine sahip olduğunu biliyorum. Benim yerime saçlarını okşayan, gözlerinin içine bakan, elini tutan, sana şarkılar söyleyen birinin olduğunu biliyorum. 

Mutlusun ya. Hep öyle kal.

Beni merak etme. Ben hep iyiyimdir.

Duygu benim boyle arada girip mutlu oldugum bloglar var biri sensin :) bir güzellik yap sahalara geri dön
Anonim

teşekkür ederim anonim. şöyle karşılıyorum; http://www.youtube.com/watch?v=tM1rSTOs7Zs :)

Bi seyi cok merak ettim baliklara isim buldun muu? :)
Anonim

Hayir bulamadim hala:(

yeni şarkılar bekliyoruz .. senden ama ..
Anonim

Eheh bakalim en kisa zamanda

sound cloud hesabi acsan sarki soylerken kaydetmen telden kolay olur hemde kaliteli :) duygu hadi ya pls hızlı çal piyanonu soyle sarkini kaydeeet
Anonim

O hesap fikrini dusundum ya evet, deneyecegim kaydederken:)

Duygu sesinin düzelmesi sürprizini anonim olarak üzerime alınıyorum şarkılar bekliyorumm
Anonim

Bir haftadir oyle hastayim ki sevgili anonim, ilk defa boyle gittigine sahit oldum sesimin. Hala duzelebilmis degil, duzelsin evet, kayitlarla surprizimi yapip sozumu tutmus olacagim :)